Anasayfa / Politika / Antep Barosu: Halfeti’de yaşananlar savcının bilgisi dahilinde gerçekleşmiş

Antep Barosu: Halfeti’de yaşananlar savcının bilgisi dahilinde gerçekleşmiş

Halfeti’de gözaltına alınanlara iş-kence yapılmasına ilişkin rapor hazırlayan Antep Barosu, iş-kenceyi tespit ettiklerini belirtti. Baro, iş-kencenin savcının bilgisiyle gerçekleştiğine de dikkat çekti.

Urfa’nın Halfeti ilçesinde gözaltına alınan 51 kişiye iş-kence yapılmasını araştıran Antep Barosu İnsan Hakları Merkezi (İHM), gözaltına alınan şüpheliler, avukatlar ve Urfa Barosu yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerden elde ettikleri bilgilerle hazırladıkları raporu açıkladı. Antep Barosu’nun konferans salonunda düzenlenen basın toplantısına Avukat Bülent Duran, Yakup Koca, Alaattin Aslan’ın yanı sıra baroya kayıtlı çok sayıda avukat katıldı. Raporu kamuoyuna duyuran merkez, raporda tespitlerini ve yapılması gerekenleri sıraladı.
Gözaltındaki şüphelilere soruşturma savcısının bilgisi dâhilinde TEM Şubede ağır iş-kence yapıldığını belirten Avukat Bülent Duran, soruşturma savcısının dosyadan alınması ve hakkında idari ve adli soruşturmanın başlatılması için Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) ile Adalet Bakanlığı’na başvuru yapılması gerektiğini ifade etti.

‘İŞ-KENCE İZLERİ GÖRDÜK’

Urfa Barosu tarafından iş-kencenin ve avukat kısıtlamasının basın açıklamasıyla teyit edilmesinin ardından baro olarak bölgeye bir heyetle gidilip tespit ve raporlama yapılması kararı alındığını söyleyen Avukat Duran, Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel ve gözaltındaki 4 şüpheli ile TEM Şube’de görüşüldüğünü belirtti. Görüşülen kişilerin tamamında şiddet gördüklerine dair öyküleriyle uyumlu iz ve emare görüldüğünü aktaran Duran, şöyle devam etti: “Kişilerin özel avukatları olmasına rağmen bir kısım avukatlar oyalanarak barodan avukat görevlendirmesi yapılmak suretiyle OCAS sisteminden atanan avukatla ifade alınmaya çalışılmıştır. CMK gereği OCAS tarafından görevlendirilen avukat şahsın ‘iş-kenceye maruz kaldığını, ancak işkencenin devamından ve teh-ditlerden çekindiği için bu yönde beyanını zapta geçirmek istemediğini’ bildirmiştir. Görüşülen şahıslardan biri gözaltına alınırken işkenceye maruz kaldığını ve ayrıca gözaltı sırasında da iş-kence yapıldığını beyan etmiştir. Gözaltı süresince elektrik verilmek suretiyle ve hayalarının sıkılması suretiyle iş-kenceye maruz kaldığını beyan etmiştir. Şahsın kaşlarının yarılmış olduğu ve kafasında yaklaşık 8 adet zımba (tel) dikiş olduğu, yine vücudunun muhtelif yerlerinde morluklar olduğu tespit edilmiştir. Şahıs son iki gündür kendisine yönelik işkencenin durduğunu ifade etmiştir.”

‘İŞ-KENCE TARZINI UTANÇLARINDAN ANLATAMADILAR’

Gözaltına alınanlardan görüştükleri 50 yaşındaki kadının, polislerin gece saat 02.00’de eve geldiklerini ve sabah 07.00’ye kadar eşi ve oğluna sürekli şid-det uyguladığını belirttiğini, eşinin ve oğlunun gözaltında daha ağır işkence gördüğünü kaydettiği paylaşıldı. Görüşmeci avukatların erkek olmasından dolayı kendisine uygulanan iş-kence tarzını utandığı için anlatamayacağını belirten kadın, “Elektrik verildi. Ciddi şekilde dö-vüldüm ve ağır hakaretlere maruz kaldım. Gördüğüm iş-kenceye dair daha ağır ve detaylı boyutlarını kadın avukata anlattım. Ondan bilgi alabilirsiniz. Size sadece kolumu gösterebilirim” dedi.

’60 YAŞINDAKİ ERKEK YÜRÜME VE OTURMADA ZORLANIYOR’

Şüphelilerden 60 yaşındaki bir yaşlı erkeğin ise yürüme ve oturmada zorluk çekerek görüşmeye geldiğinin belirtildiği raporda, sol şakağından kaşlarına ve alnının yukarısına doğru devam eden yeni dikişlerin mevcut olduğunu, her iki gözünde ve altlarında yoğun geniş halka şeklinde morlukların görüldüğüne yer verildi. Vücudunun çeşitli yerlerinde de morlukların görüldüğü aktarılan raporda, “Atleti ve gömleği yırtılmış halde üzerinde ka-n lekeleri mevcut. Şahıs gözaltına alınırken bu hale getirildiğini tarafımıza beyan etmiştir. Kişinin, hala yoğun kor-ku içinde olduğu, konuştuğu kişilere güvenmekte problem yaşadığı gözlemlenmiştir. Bir diğer şahıs da beyanında gece 02.00’den sabah tahmini saat 6-7’ye kadar da-rp edildiğini, ambulansın içinde ve hastane içerisinde de da-rp edildiğini beyan etmiştir. Kişi yine beyanında gözaltı sırasında karanlık bir odada hayalarının sıkıldığını, cinsel organından elektrik verildiğini belirtmiştir” denildi.

‘İŞKENCE SAVCININ BİLGİSİ DAHİLİNDE…’

Gözaltındaki şüphelilere iş-kencenin soruşturma savcısının bilgisi dahilinde yapıldığına dair emarelere rastlandığını vurgulayan Duran, şahıslardan birisinin savcılık ifadesi sırasında iş-kenceye maruz kaldığını beyan etmesi üzerine kolluk tarafından teh-dit edilerek iş-kence gördüğüne dair beyanından vazgeçmesi üzerine ifadesinin alındığını söyledi. Şahısların bir kısmının savcılık ifadesinin ardından yersiz gerekçelerle gözaltı sürelerinin uzatıldığını ve tekrar iş-kence gördüğünü belirten Duran, “Şüphelilerin müdafilerince iş-kence izleri tutanağa geçirtilmiş ve şahısların en azından başka bir birimde tutulması talep edilmiştir. Sulh Ce-za Hakimliği’nce bu hususun savcılığın takdirinde olduğu bu sebeple reddine karar verilmiştir. Cumhuriyet savcısı tarafından işkence iddiasına ve şahıslarda açık görülen ağır şid-det izlerine rağmen kanun ve yönetmelikte savcılığa verilen sorumluluk yerine getirilmemiştir. Soruşturma savcısı iş-kence beyanlarını tutanağa geçirmekte isteksiz davranmıştır. Durum tespiti yapılması için girişimde bulunmamış, olası bir iş-kence vakasının önüne geçilmesi yönünde Cumhuriyet Başsavcılığı ile durumu paylaşmadığı gibi talepleri de değerlendirmemiştir” diye ekledi.
İş-kence suçuna karşı mücadele etme hususunda Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin idareye yükümlülükler bindirdiğini sözlerine ekleyen Duran, Urfa’da iş-kence su-çuna karşı mücadele için acil eylemler gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

 


“TEM Şubesinde iş-kence ile gözaltına alınmış ve gözaltındayken iş-kence yapılmaya devam eden kadın ve erkek şahısların derhal adli tıpa sevki sağlanmalıdır. Gözaltındaki şahıslar derhal başka aktarılmalı ve bu kişilerin durumları ile ilgili gerekli denetimlerin yapılması sağlanmalıdır. Soruşturma savcısının dosyadan alınması, hakkında adli ve idari soruşturma başlatılması yönünde HSK ve Adalet Bakanlığı’na başvuru yapılması gerekmektedir. Baromuz ve TBB’nin Şanlıurfa ilinde olağanüstü toplantı çağrısı yaparak Şanlıurfa valiliği ve başsavcılığı ile işkence konusunun önlenmesi hususunda kesin kararlılık ve fikri takip yapılması gerekmektedir. Türk Tabipler Birliği’ne çağrı yapılarak bu şahısların işlemlerinde görev alan sağlık çalışanlarının varsa kusurları veya ihmallerinin tespiti, ayrıca uzun vadede Şanlıurfa ilinde sağlık çalışanlarına yönelik bilinçlendirme çalışması yapılması gerekmektedir.”
kaynak:MA-ANF

 

Kontrol Edin

İmamoğlu AK Partili seçmenin evine bakın nasıl girdi

AK Parti, İstanbul adayı Binali Yıldırım’ı CHP adayı Ekrem İmamoğlu ile aynı ekrana çıkartma mecburiyetinde …