Anasayfa / Politika / Babacan ve Gül’den Erdoğan’ın o imasına yanıt

Babacan ve Gül’den Erdoğan’ın o imasına yanıt

Ekonomiden sorumlu eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın AK Parti’den istifası, siyasetin sıcak gündeminde yer alıyor.

Babacan istifa mesajında “yeni parti” oluşumunun da sinyalini ilk kez açıktan vermiş oldu.

Kulislerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Arkadan han-çerlediler” dediği konuşulurken Bosna Hersek dönüşü birinci ağızdan “ümmeti parçalamakla” suçlandılar.

Babacan hareketinde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün lokomotif görevi gördüğü söyleniyor.

Öte yandan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da bir süredir ayrı bir parti kurma hazırlığında olduğu biliniyor. Zira her platformda partisini ve Erdoğan’ı açıkça eleştirmeye devam ediyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre Abdullah Gül’ün yakın çevresi, Babacan hareketini desteklemekle birlikte, aktif olarak partide görev almayı düşünmediğini söylüyor.

Abdullah Gül, “tek adam” rejimi eleştirileri ile Erdoğan’a tepkisini açıktan dile getiriyor.

Gül ve arkadaşlarının Erdoğan’ın “ih-anet” imalı çıkışlarına “kendilerinin oldukları yerde durduğu, Erdoğan’ın partinin kuruluşundaki felsefesinden uzaklaştığı” eleştirisiyle yanıt verdiği kaydediliyor.

Yeni parti oluşumunun gerekliliği konusunda da, hem kendilerinin hem Erdoğan’ın içinde yer aldığı “yenilikçiler” olarak adlandırılan hareketin, Necmettin Erbakan liderliğindeki Fazilet Partisi ile yollarını ayırmasına göndermede bulundukları belirtiliyor.

Haberde yer alan kulise göre o dönem, “kararların ortak akılla alınması, tek kişinin belirleyiciliği yerine parti kurullarının demokratik katılımının sağlanmasının” hedeflendiği anımsatılıyor.

Gül’ün de yakın çevresine yaptığı değerlendirmelerde, ih-anet eleştirilerine “Biz, Avrupa Birliği hedefi doğrultusunda, muhafazakâr, dindar demokrat kimliğimizi koruyarak, demokratik değerleri benimseyen, çevremizdeki Müslüman ülkelere rol model olacak bir iktidar hedeflemiştik, ancak gelinen nokta Türkiye’yi bambaşka yere, bir alt lige taşıdı. Yeni rejim, bizim muhafazakâr demokrat kimliğimizle uyuşmuyor” mesajıyla yanıt verdiği aktarılıyor.

Gül’ün cumhubaşkanı seçildiği dönemde Erdoğan’ın aklında Vecdi Gönül olduğu dillendiriliyordu.

Gül’ün gerek yeni parti oluşumundaki arkadaşları ile gerekse yakın çevresine yaptığı değerlendirmelerde, “Artık cumhurbaşkanı olmasam da, yedi yıl boyunca bu kimlik üzerimize nüfuz etti. Bir yandan tek kişi yönetimini eleştirirken, diğer yandan bir parti oluşumu içinde yer almam doğru olmaz, partilerüstü konumumu sürdüreceğim” mesajı verdiği aktarılıyor.

BBC haberinde Gül’ün bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde, üzerinde uzlaşma olması halinde, aday olmasının da olasılık dahilinde gösterildiği ifade ediliyor.

Öte yandan Davutoğlu ile Babacan’ın tek bir parti altında toplanma olasılığının olup olmadığı da sorgulanıyor.

Davutoğlu ile Babacan arasındaki en temel ayrışmanın dış politikadaki anlayış farkı olduğu söyleniyor.

Ayşe Sayın, “Babacan kanadında sıcak bakılmıyor ve iki ismin aynı parti çatısı altında buluşması olasılığının olmadığı ifade ediliyor” diyor ve ekliyor:

“İlk başlarda iki hareketin birleşmesi için aracılar nabız yoklasa da; Davutoğlu’nun Suriye politikalarının yanı sıra, Gül’ün yeniden cumhurbaşkanı adaylığının gündeme gelmesine giden süreçte Davutoğlu’nun rolünün olduğunun düşünülmesi ve bazı temel politikalarda görüş ayrılığının etkili olduğu yorumu yapılıyor.”

Kontrol Edin

Devlet Bahçeli hastaneye kaldırıldı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sağlık durumu hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Devlet Bahçeli, …