Anasayfa / Politika / Diyarbakır Belediyesi KHK’lıları istihdam edecek mi? Mızraklı açıkladı

Diyarbakır Belediyesi KHK’lıları istihdam edecek mi? Mızraklı açıkladı

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Bekir Güneş’in sorularını yanıtladı. Mızraklı, 2.5 yıllık kayyum döneminin ardından ilk belediyeye girdiğinde bırakılan lüks yaşamı çekip gözler önüne sermişti. Mızraklı, belediye çalışanları ve kayyum dönemine ilişkin dikkat çekici ifadeler kullandı. Kayyumların yaptıklarına ilişkin detaylı bir inceleme yapacaklarını belirten Mızraklı, usülsüzlük gördükleri taktirde ise su-ç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

– Siz uzun bir aranın ardından belediyeye geldiniz. İlk olarak gördüğünüz neydi neler dikkatinizi çekti?

Bizim belediyecilik anlayışımız 1999 yılında başlayan ve her zaman halkın yaşamını esas alan bir belediyecilik anlayışımız vardı. Bizim belediyecilik anlayışımızda hiçbir zaman şatafat lüks yaşam olmadı. O kadar zamanın ardından ilk defa belediyeden içeri girdim. Doğrusu kapıdan içeri girdiğimde çok duygulandım. Çünkü halkın zılgıtları ve alkışları ile girdim. İlk olarak birçok engelli kaldırdık. Daha sonra belediyede arka tarafa elimi yıkamaya gittiğimde oradaki şatafat çok dikkatimi çekti. Ben orada büyük bir şaşkınlık yaşadım. Ben Sarmaşık derneğinin uzun süre başkanlığını yaşadım. Ben halkın zor gelirli olanların durumunu çok iyi biliyorum. Orada kendi kendime konuştum. Dikkat ederseniz cümleler kopuktu sonra ben de izlediğimde şaşırdım. Aradaki makas çok açılmış bir zihniyet farkı var artık. Bir çul bir hırka üzerinden islamda tevazzuyu örnek alan bir dinde böyle bir şey nasıl olabilir ki. Ortadoğu’daki baskıcı rejimlerde gördüğümüz bir şatafat vardı. Burada gördüğümüz Diyarbakır’ın gerçekliği ile örtüşmeyen bir tabloydu. çekilen o video kesinlikle planlı değildi. Biz de kayyum çıplak dedik.

– Peki, ne yapacaksınız o yerleri, yıkacak mısınız?

Çok açık söyleyeyim ben odayı kullanmaktan hicap duyarım. Orada oturduğunuzda gözleriniz yorulur. Orada yapılacaklarla ilgili tek başımıza karar veremeyiz. Meclisimizle toplanıp kamuoyu ile konuşup bir karar vereceğiz. Ben 28 yıldır bu kentte hekimlik yaptım. Çok zor dönemlerde bu kentte hekimlik yaptım. Bu kentin sokaklarında hep tek başına gezdim. Yaşadığım kentin insanlarına ilişkin en ufak bir korkum yoktu. Korku ve kaygılarla burada belediye başkanlığı yapılmaz. Biz hep kayyumların bu kentte tek başına gezemediklerini söylüyorduk. Yaşanan ayıplı durumda 31 Mart’a kısmen kurtulundu. Kısmen diyorum çünkü örneğin Türkiye’nin en büyük ilçelerinden birisi Bağlar’da seçmen iradesine darbe oldu. Halka rağmen hiçbir yerde duramazsınız. Belki kendinizi bazı şeylerden korursunuz ama vicdanlardan asla koruyamazsınız.

– Daha önce belediyeye ait birçok yerin kaymakamlıklara ve valiliklere devredildiğini biliyoruz. Cigerxwin kültür merkezi gibi. Sizin elinizde bu yönde bir rapor var mı neler yapacaksınız?

Halka ait olan bu değerlerin varlıkların sahibi olmak için biz bu göreve geldik. Buna ilişkin şube müdürlüklerimiz ve daire başkanlıklarımıza bir talimat vererek bundan önce yapılan bütün satışlar, devirlere ilişkin bir envanter isteyeceğiz bir rapor çıkaracağız. Ne yapmışlarsa ortaya çıkaracağız. Belediyeler bu ülkelerin tüzel kişilikleri değiller midir. Belediyelere ait taşınmazların başka kurumlara devirleri o zaman ne anlam ifade ediyor. Onlar tırnak içerisinde ifade edeyim ben gidiyorum nasıl olsan ne kadar zarar verebilirim diye bir düşünce oluşmuş. Belediye altındaki çamaşır makinası gibi malzemelerin bile başka yerlere hibe edilmesi neyi ifade ediyor. Bütün ihaleler ve belediye bünyesinde yapılan bütün işlemleri ne amaçla yapmışlar hepsini inceleyeceğiz. Önce kamuoyu ile paylaşacağız sonra idari ve hukuki ne gerekiyorsa yapacağız.

– Kayyum atandıktan sonra bir sürü kişi ihraç edildi belediyelerden uzaklaştırıldı. Siz belediyede kayyum döneminde alınanları işten çıkaracak mısınız ya da ihraç edilenlere yönelik bir şey yapacak mısınız?

Sonuçta biz yasalarla çalışması mevzuatı belirlenmiş kurumlarız. Bütün işlemlerin hukuka uygun olması lazım. Hukuk dışında bir yaklaşım adil olmaz. KHK ile ihraç edilenler hepimizin vicdanında bir ya-radır. Mahkemeleri kazanıp işe geri dönüş hakkı kazanmış olanları tamamen kapıyı açacağız. Bu hem hukuki hem de toplumsal sorumluluğumuzdur. Açığa alınmış olanları da kamu vicdanında sorun oluşturmuş kişilere ilişkin de gerekeni yapacağız. Bizim çalışanlarla emekçilerle bir sorunumuz yok. Ama kart memuru olarak bilinen kişilere rastlarsak gereken işlemleri yapacağız. Kimseyi kapı önüne koyma gibi bir tutuma girmeyiz. Hepimizin ülke olarak normalleşmeye ihtiyacı var. Bu normalleşmenin sağlanması için gerginliklerin tüketilmesi lazım. Seçilmişler ve atanmışlar arasında mesafe olmaması gerekir. Bu şekilde zırhlı camlarla değil birbirilerinin işlerini kolaylaştırıcı olması gerekir.

Kaynak: Emek

Kontrol Edin

Tarikatçılar birbirine girdi

Nurcu Uşşaki tarikatı lideri Fatih Nurullah ve Cübbeli Ahmet arasındaki tartışmada tansiyon yükseldi. Cübbeli Ahmet ile Nurcu Uşşaki …