Anasayfa / Politika / İstanbul’un kaderini belirleyecek 1.7 milyon kişi kim ve anketçilere göre tercihleri ne olacak?

İstanbul’un kaderini belirleyecek 1.7 milyon kişi kim ve anketçilere göre tercihleri ne olacak?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi 23 Haziran’da tekrarlanacak.

İktidar ve muhalefette ana hedef mevcut seçmeni koruyup sandığa gitmeyenleri kendi lehlerine ikna etmek…

BBC Türkçe’den Onur Erem’in haberine göre, 31 Mart’ta düzenlenen seçimde 1 milyon 705 bin 867 kişi sandığa gitmedi.

Seçimde Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu ile Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım arasındaki oy farkı, tekrar sayımların ardından 13 bin 729 olarak açıklanmıştı. Böylece sandığa gitmeyenlerin sayısı, iki aday arasındaki farkın 124 katı oldu.

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, 31 Mart seçimlerinde anket açıklamama sebeplerini ittifaklara bağlamıştı.

“Nasılsa AKP kazanır” diyerek sandığa gitmeyen seçmenler de olduğunu belirten Ağırdır, 23 Haziran’da gerçekleşecek seçimin en yüksek katılımlı yerel seçim olacağını düşünüyor.

ANAR araştırma şirketinin genel müdürü İbrahim Uslu ise, son seçimde sandığa gitmeyen seçmenlerin bu tercihlerinde rol alan ekonomi gibi faktörlerde bir değişim olmadığını, bu yüzden partilerin bu seçmenleri sandığa götürmelerinin kolay olmayacağını düşünenlerden.

Uslu, “Bu kitle sokakta ulaşması kolay bir kitle değil. Ulaştığınızda ikna etmek ikinci bir zorluk. Üçüncüsü, siz ikna etseniz bile 23 Haziran’a kadar devam eden süreçte seçime gitmeme gerekçeleri tekrar ağır basabilir” diyor ve ekliyor:

“Bunun üstüne yaz sezonunun da eklenmesiyle sandığa katılım oranının düşmesi sürpriz olmayacak. 31 Mart’ta gidip 23 Haziran’da sandığa gitmeyecek kişilerin sandığı etkileme potansiyeli daha yüksek.”

Uslu’ya göre 31 Mart’ta sandığa gitmeyen seçmenlerin yüzde 38’i apolitik seçmenlerden oluşuyor. Geriye kalanların yarısını son seçimde AK Partiye oy verenler, diğer yarısını da diğer partilere oy veren kişiler oluşturuyor.

BBC Türkçe Ankara muhabiri Ayşe Sayın’ın kulis haberine göre partilerde söylem değişikliği söz konusu.

31 Mart’ta MHP ile birlikte seçimi “beka sorunu” söylemi üzerine oturtan AK Parti, geçmişte kendilerine oy veren muhafazakâr Kürtlerin büyük oranda sandığa gitmediğini, bunda da Kürtlerin “terör”le özdeşleştirilmesinin büyük etkisi olduğu değerlendirmesi yapıldı. AK Parti, işte bu muhafazakâr seçmeni sandığa taşımanın hesabını yapıyor.

230 bin dolayında olan sandığa gitmeyen muhafazakâr Kürtlere dönük özel çalışma yapılacak. Bunun için hem İstanbul’daki, hem de Doğu-Güneydoğu’daki tanınmış aileler ya da sivil toplum örgütleri, cemaat, işadamlarından oluşan kanaat önderleri aracılığıyla, 31 Mart’ta “mesajın alındığı, yanlışların düzeltileceği” mesajıyla, AK Parti lehine oy istenmesi planlandı.

Yaz ayları ile birlikte, sebze ve meyve fiyatlarında düşüş olacağı ve bir anlamda “pazarın rahatlayacağı” hesabı yapılan AK Parti’de, seçimden önce İstanbul’daki köprülerden kaçak geçiş yapanlara kesilen yüksek para cezalarının silinmesine dönük düzenlemelerin de içinde olduğu bazı rahatlatıcı düzenlemelerin, parti lehine olacağı düşünülüyor.

Öte yandan CHP’nin 23 Haziran stratejisinin temelinde de sandığa gitmeyen seçmen ikna etmek bulunuyor.

CHP’de, sandığa gitmeyen seçmenlerin profiline göre de çalışma yapılıyor.

Bu çerçevede, 31 Mart’ta 900 bin dolayında HDP seçmeninin, İmamoğlu’na oy verdiği, ancak 220 bin dolayındaki HDP’nin ise sandığa gitmediği belirlendi.

Sandığa gitmeyen HDP’lilerin ise ağırlıklı olarak muhafazakar Kürt seçmenin yaşadığı ilçeler olduğu değerlendirmesi yapıldı.

CHP’nin bir başka hedef grubu ise, “kent yoksulu” olarak adlandırılan, ailede birden fazla işsizin olduğu seçmenler olarak belirlendi. Bu kesimlere yönelik, yüzyüze görüşmeler yapılması, hemşehri dernekleri, kanaat önderleri aracılığıyla temas kurulması planlanıyor.

Kontrol Edin

Datça’da kayyım protestosu: 21 kişi gözaltına alındı

Datça’da, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasını protesto etmek …