Anasayfa / Politika / Kızıltepe JİTEM davasında karar

Kızıltepe JİTEM davasında karar

.

1992-1996 yılları arasında Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 22 kişinin zorla kaybedilmesine ilişkin emekli Albay Hasan Atilla Uğur, dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk, Başçavuş Ünal Alkan ve köy korucuları Abdurrahman Kurğa, Mehmet Emin Kurğa, Ramazan Çetin, Mehmet Salih Kılınçaslan ile İsmet Kandemir hakkında “silahlı örgüt kurmak veya yönetmek, si-lahlı örgüte üye olmak ve tasarlayarak ö-ldürmek” su-çlarından 2014 yılında dava açıldı. Dava daha başlamadan güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledildi.

İddianamede, JİTEM isimli örgütün faaliyetleri kapsamında şüpheli Hasan Atilla Uğur, Eşref Hatipoğlu ve Ahmet Boncuk’un örgütün Kızıltepe ve Diyarbakır yöneticileri oldukları, Kızıltepe İlçesi’nde geçici köy korucularından ve itirafçılardan oluşan ‘Bı-çak Timi’ adı altında bir timin mevcut olduğundan bahsediliyordu.

SANIKLAR SORULARI YANITLAMAYACAKLARINI BEYAN ETMİŞTİLER

İlk duruşma Ankara 5. Ağır Ce-za Mahkemesi’nde 3 Mart 2015 tarihinde görülmüştü. 28 Nisan 2016’da görülen duruşmada sanıklar ifadelerini verdiler ancak müşteki avukatlarının sorularını yanıtlamayacaklarını beyan ettiler.

Soruşturma, Ergenekon davası olarak bilinen dosyada iki gizli tanığın söyledikleriyle başlatılmıştı. Gizli tanıklardan Aydos, 1994 yılından 2010 yılına kadar geçici köy korucusu olarak görev yaptığını, 1997-1999 yılları arasında JİTEM’e katıldığını, JİTEM’in Kızıltepe’de yaptıklarına şahitlik ettiğini, ‘Bı-çak timi’ adıyla oluşturulan bir timin insanları evlerinden aldığını ve bir daha bu insanların çoğuna ulaşılamadığını beyan etmişti.

Bir diğer gizli tanık gözaltına alınan kişilerden para verenlerin serbest kaldığını, ö-ldürülen kişilerin bir kuyuya atıldığını ve üzerlerine gübre döküldüğünü ve yine bu kuyuda çok fazla ce-set olduğunu söylemişti.

1995 tarihinde yapılan kazı çalışmalarında Kızıltepe İlçesi Katarlı Köyü’nde bulunan su kuyusunda Zeki Alabalık ve Zübeyir Birlik’in bedenlerine ulaşıldı. Su kuyusu 2009 yılında tekrar açıldı. Yeni bulunan kemiklerin Nurettin Yalçınkaya ve Necat Yalçınkaya’ya ait olduğu belirlendi. Adli Tıp Kurumu kemiklerin bu iki isim dışında beş ayrı kişiye ait olduğunu tespit etti.

Ayrıca kayıp yakınları avukatının başvurusu üzerine ce-setlerin bulunduğu kuyunun yaklaşık 250 metre mesafede bulunan yıkıntı halindeki evin tuvaletinde yapılan kazı sonucu iki adet insan bedenine daha ulaşıldı. Bu bedenlerden birinin Dargeçit ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kaybolduğu belirtilen Abdurahman Çoşkun’a ait olduğu tespit edildi. Dargeçit davası Adıyaman’da görülüyor. Diğer ce-sedin ise Abdurahman Coşkun ile birlikte göz altına alındıktan sonra kaybolan Abdurrahman Olcay’a ait olduğu belirlendi.

Ankara 5. Ağır Ce-za Mahkemesi’nde 10:00’da başlayacak duruşma 11.15’te başladı. Heyetin içerde olduğu söylense de salona dakikalar sonra gelebildiler.

Eşref Hatipoğlu ve Mehmet Salih Kılınçaslan başka su-çlardan tu-tuklu. Duruşmaya SEGBİS’le bağlanan Mehmet Salih Kılınçaslan dakikalarca ekrandaydı. Beraat talebini yineledi.

TALEPLER REDDEDİLDİ

28 Mayıs 2019 tarihli son duruşmada savcı, zaman aşımını gerekçe göstererek davanın düşürülmesini talep etmiş, tüm sanıklar hakkında beraat kararı verilmesini istemişti.

Bugün görülen duruşmada ise katılan vekili avukat Erdal Kuzu’nun kovuşturulmanın genişletilmesi yönündeki tüm talepleri reddedildi.

Kuzu, mahkemeye “İnsanlığa karşı su-çlar belgelenmiştir. JİTEM’in varlığı ve faaliyetleri ortaya çıkmış ve belgelenmiştir. Mahkemeden cesaretli bir tutum bekliyoruz. Kuyuya atılan insanlar uzaydan atılmadı. Tarihe bir iz bırakmak için mahkemenizden adil bir karar çıkmasını talep ediyorum. Bu tarihsel bir davadır. Yarın öbür gün vicdanınızla karşılaşmayın” dedi.

Avukat Senem Doğanoğlu, uluslarası sözleşmeleri hatırlatarak zamanaşımı olamayacağını söyledi. Zorla kaybedilen Yusuf Tunç’un ce-sedinin bulunmadığını hatırlatarak dosyanın ayrılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanık Abdurrahman Kurga hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine, her ne kadar sanık hakkında si-lahlı terör örgütüne üye olma su-çundan ce-zalandırılma istemi ile kamu davası açılmış olsa da tanık beyanları ve tüm dosya kapsamında yüklenen su-çun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verdi. Aynı şekilde sanıklar Eşref Hatipoğlu, Hasan Atilla Uğur, Ünal Alkan, İsmet Kandemir, Mehmet Emin Kurğa, Ahmet Boncuk, Mehmet Salih Kılınçaslan, Ramazan Çetin beraatine karar verildi.

Neticede dava kapandı.

 

kaynak: DUVAR- Filiz Gazi

Kontrol Edin

Tarikatçılar birbirine girdi

Nurcu Uşşaki tarikatı lideri Fatih Nurullah ve Cübbeli Ahmet arasındaki tartışmada tansiyon yükseldi. Cübbeli Ahmet ile Nurcu Uşşaki …