Anasayfa / Politika / “Kürtler tarihin akışını değiştirdi”

“Kürtler tarihin akışını değiştirdi”

Ahval yazarı Bihter Okutan, yerel seçimleri değerlendiği yazısında Kürtlerin tarihin akışını değiştirdiğini ve Erdoğan’ın kaybettiğini ileri sürdü.

İstanbul, Ankara, Adana ve Ardahan gibi yerlerde Kürtlerin CHP’ye oy vererek bir fedakarlıkta bulunduğunu belirten Bihter Okutan’ın “Seçimin söyledikleri: Erdoğan kaybetti, Kürtler tarihin akışını değiştirdi” başlıklı yazısı şu şekilde:

Evet, İstanbul 1994’ten beri İstanbul’u, dolayısıyla Türkiye’yi yöneten Tayyip Erdoğan ile artık vedalaşıyor.

Bugünden yarına hızlı bir son olmasa da sonun başlangıcı için kapı aralandı.

İstanbul’dan geldi, İstanbul’dan gidiyor.

Anadolu Ajansı verilerinin dondurulup, sonuçların açıklanmasının engellenmesi gerçeği değiştirmeyecek.

Binali Yıldırım’ın, ‘kazandım’ açıklaması da bir şey değiştirmeyecek.

Erdoğan kaybetti.

Kürtler, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, Adana ve Ardahan’da da CHP’ye oy vererek tarihin akışını değiştirdi.

Yaptıkları büyük bir fedakarlıktı. Laik, Kemalist bir CHP’ye oy vererek tercihlerini yaptılar. İslamcı-milliyetçi bir yapının tüm Kürt hak ve özgürlükleri önündeki en büyük engele dönüşmesine yaşayarak şahitlik ettiler.

CHP’nin, AKP’den püskürtülen ‘terörist HDP’ tazyikine aldırış etmeden tüm ma-yınları es geçerek Erdoğan ve zihniyetinden kurtulma hedefine kilitlenmiş tavrı, HDP’nin tarihi fedakarlığına düşebilecek tüm gölgeleri de bertaraf etmiş oldu.

Tarih, HDP’yi ve bu fedakarlığını şimdiden yazdı.

Tarih, CHP’nin de Kürtlerle barışma ve Kemalizmin aşırı yorumu ile tekçi baskının kırılması için attığı cesur adımı da yazdı.

Cizre bodrumlarının, kayyumların hesabı İstanbul’da, Ankara’da soruldu.

Evet Kürtler kendi evlerinde kaybetti ancak Türkiye’nin karanlığının aşılmasında hem İstanbul hem de Ankara’da üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptı.

Ortaya çıkan sonuç, tarafların gönülsüz birlikteliğinden ziyade, sorumluluklarının farkında ve cehennemden çıkış için gönülden birbirine el vermenin simgesi oldu.

Erdoğan balkonda tekti. Bundan sonra daha da yalnızlaşacağının simgesiydi o balkon konuşması. Ne Berat Albayrak’ı ne de sağ kolu gördüğü herhangi birini almıştı yanına.

Bundan sonra bu isimlere koyacağı mesafe artacaktır.

Bakmayın Binali Yıldırım’ın İstanbul’a ‘kazandım ben’ afişleri astırmasına. Erdoğan balkondan ‘kazandık’ diyemedi.

Var bir hal ama çıkar ortaya.

IMF ile temastalar da acaba IMF, “Hile yaparsanız bir kuruş yok mu” dedi.

Hepsi mümkün.

YSK direniyor da AKP, kazanan İmamoğlu sonucunu geri aldırmak için mi bastırıyor?

Bekleyip göreceğiz.

Görünen şu ki, İstanbul’da başladı, İstanbul’da bitecek.

Perinçek’ten de sürpriz bir çıkış geldi: ‘Göreceksiniz, buradan söylüyorum AK Parti iktidarının devam etme şansı yok,’ dedi.

Belli ki her ne kadar AKP’yi ayakta tutan ‘zinde’ güçlerden biri olsa da, artık amaçlarına ulaşılmış – ya da o tabloya yakın bir durumda – kambur olarak gördükleri liderlikten kurtulmak istiyor.

Tabii yargıda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) ne kadar güçlendiler muallak. Devlete hakim oldukları sanrısı mı yoksa haklı bir kanı mı bilinmez. Ancak Erdoğan’ın yalnızlaşmasını artırdıkları kesin.

İşin anket kısmına gelince, evet Gezici’nin anketi AKP’nin çekmecesinden çıkmış. Evet, ‘çöp’ denen ve CHP’yi hem Ankara’da hem de İstanbul’da önde gösteren anket yapıcılar bu kez dürüstçe iş çıkarmış.

Belli ki YSK’ye de yönelen bir baskı var.

Ancak sinyaller, AKP ve Erdoğan’ı kesin zafer ilan etmekten ‘bir şey’in alıkoyduğu yönünde. Bekleyip göreceğiz.

Ankara’da ise ‘Hak yerini buldu.’

2014’te Mansur Yavaş’ın ellerinden çekip alınan ‘sahte zafer’in ömrü kısa sürdü ve Yavaş yine Kürtlerin destek oylarıyla hak ettiği koltuğa oturacak gibi.

Seçim öncesi Erdoğan’ın tüm söylemleri halk nezdinde çöpe gitti. Beka, terör gibi ne kadar içi boş kavram varsa, seçmenin büyük bir çoğunluğu bu yaklaşımı satın almadı.

Evet AKP bir parça, Batı ile Doğu’yu takas etmiş görünüyor. HDP, Doğu’da kan kaybetti. Belli ki seçmen ‘daha çok barış; açlık grevleri ve ölüm değil’ mesajını iletti.

Evet kıyılardaki ‘kırmızı’ hakimiyet Anadolu’da yerini filizlenen bir CHP’ye bıraktı. Kırşehir, Bilecik ve Bolu’dan Anadolu’ya giriş yaptı CHP.

Şimdi ateşten gömlek Erdoğan’ın sırtında. Sağ yanında IMF, sol yanında uçurum. IMF ise, kalın dosyalar içine yüklenmiş bir dolu dayatma ile gelecek. Yoksa para da yok.

Erdoğan’ın yüzündeki mutsuzluk ülkenin umuduna dönüşürken, devlet içindeki güç çekişmesinin artması da beklenebilir. Zira Erdoğan da biliyor ki zayıfladığında, ona yol arkadaşlığı edenler ilk hücum edenler olacaktır aynı zamanda.

Evet seçmenin vedalaştığı isimlerden biri Mustafa Sarıgül oldu. Resmen sandığa gömüldü Sarıgül.

Geçmişin hortlayan hayaletleriyle vedalaşılıyor tek tek. Bir iyileşme belirtisi daha.

Elbette Selahattin Demirtaş. “Merhaba, nasılsınız? Sandığa gidiyorsunuz değil mi?” son yılların en güzel sorusu.

Demirtaş ce-zaevinden ışık saçtı ülkesine.

Erdoğan sonrası için, ‘kim var yahu ülkeyi yönetecek kabiliyette’ diye soranlar. Hiç dert etmeyin. Aday çok.

Ve Ekrem İmamoğlu. İstanbul’un en çevre ilçelerinden Beylikdüzü’nün Beyefendi başkanıyken megakentin karşısına çıkarılan nezaket insanı.

İşine, insana, seçmene saygısıyla gönülleri kazanan, tüm nefret dilini reddeden ve günün sonunda kazanan İmamoğlu.

CHP’nin Ekmeleddin İhsanoğlu ve Muharrem İnce hatalarından sonra en doğru kararı.

Surda büyük bir gedik açıldı artık.

Geri dönüş yok…

Kontrol Edin

Kılıçdaroğlu’ndan Kürtçe çıkışı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kürtçe için yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. …