Anasayfa / Politika / Pervin Buldan’dan 23 Haziran açıklaması

Pervin Buldan’dan 23 Haziran açıklaması

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Kürt Dil Bayramı’nı kutlayarak başlayan Buldan, konuşmasına bir süre Kürtçe devam etti.

Buldan konuşmasında İstanbul seçimlerinin iptal edilmesine tepki göstererek, “Oylar ça-lınmadı, AKP ve YSK eliyle halkın iradesi çalındı” dedi. İstanbul’da mazbataya el koyan zihniyetle, HDP’nin kazandığı belediyelerde mazbataları gasp eden zihniyetin aynı olduğunu belirten Buldan, “HDP demokrasinin yanındadır, HDP ezilenlerin, iradesi gasp edilenlerin, barışın, özgürlüğün yanındadır. HDP 31 Mart’taki kararlılığını 23 Hziran’da da sürdürecek” dedi.

Soma Kat-liamı’nın 5. yıl dönümünü hatırlatan Buldan, “Bu katliamın sorumlusu iş veren tahliye edildi. Davanın avukatlarından Selçuk Kozağaçlı’nın dediği gibi bunlar için ‘işçi ö-ldürmek tedbir almaktan daha ucuzdur.’ Bu da mahkeme kararıyla tescillenmiştir. Soma’da aynı zamanda adaletin de katledildiğini gördük. Soma’da hayatını kaybeden işçileri saygıyla anıyor, bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğimizi, emekçilerin sesi olmaya devam edeceğimizin sözünü veriyoruz” dedi.

Yarın görülecek olan Şule Çet davasını da hatırlatan Buldan, “Kadınların dayanışması bu davada bir kez daha kendisini gösterecek. Bu davanın takipçisi olacağız” dedi.

“İktidardan yana değilseniz bu ülkenin her yurttaşı artık tecrit altındandır” diyen Buldan sözlerine şöyle devam etti:

‘DEMOKRASİ TECRİT ALTINDA’

“Bunlar FETÖ’den derslerini iyi almışlar. Onlar gibi düşünmeyen, konuşmayan herkesi fişliyorlar. Sanatçıları da fişliyorlar. Bölgede 31 Mart’ta seçimler tecrit altında yapıldı. Asker ve polis destekli seçim darbesi yaşandı. İstanbul’da halkın iradesi önce YSK eliyle gasp edildi, ardından da kayyım atandı. Türkiye’de demokratik siyaset tecrit altında. Kürdünden, Türküne, işçisinden emeklisine, kadınına herkes tecrit altında. Leyla Güven bugün itibariyle açlık grevinin 188. gününde. Binlerce tu-tuklu cumhuriyet tarihinin en kitlesel açlık grevini sürdürüyor.

‘ANNELERE SALDIRIYORLAR, BUNUN ADI FAŞİZMDİR’

Çocukları ö-lmesin diye tu-tuklu anneleri ce-zaevlerinin önünde seslerini duyurmaya çalışıyor. Hükümet emriyle annelere zu-lüm uygulandı, uygulanıyor. Ramazan ayında annelere uygulanan zu-lme herkes tanıklık etti. Gücünü annelere karşı uygulayan bir devlet demokratik bir devlet olamaz. Bunun adı faşizmdir. Bu insanlık düş-manları günü geldiğinde yaptıklarının hesabını gerçek bir adalet önünde verecek. Sevgili annelere, si,zinleyiz, birlikte başaracağız. Dün Batman’da anneler ve vekilizmiz Feleknas Uca ‘biz devletin bekçisiyiz’ diyen polislerce darp edildi. İl başkanımız gözaltına alındı. Gebze’de Bakırköy’de, Kızıltepe’de ce-zaevlerinin önünde çocukları ö-lmesin diye, annelerimiz ce-zaevlerinin önünde oturma eylemi yapıyor. Annelerimize saldıran polisler için yargıyı göreve çağırıyoruz.

‘TARİHİ BİR SORUMLULUKLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

Türkiye’nin daha fazla uçuruma sürüklenmemesi için, Sayın Öcalan iktidarından muhalefetine tüm kesimlere açık bir mesaj iletti. İki avukat İmralı’ya giderek Sayın Öcalan’la bir görüşme gerçeklştrmişti. Oradan gelen mesaj önemlidir. Ülkenin geleceğine dair umutları yeşertmek için bu çağrı görmezden gelinemez. Demokrasiden yana tüm kesimler tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya. Siyaset alanının çözüm mecrası olduğu bilinciyle herkesi sorumluluk almaya çağırıyoruz. Açlık grevlerine ve ö-lüm oruçlarına kimse kulak tıkayamaz, sessiz kalamaz. Hukuki bir talep olan tecritin kaldırılması talebinin garanti altına alınmasıyla Türkiye’de bir rahatlama olacak. Demokratik kanallar açılacak bu olursa. Bu talep karşısıdna sessiz kalmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Devlete ve hükümete bir kez daha çağrı yapıyoruz; Derhal bir adım atılmalı ve tecrit sonlandırılmalıdır. Tüm annelerimize söz veriyoruz, bu hepimizin, Türkiye halklarının da sorunudur ve sizlerle birlikte mücadele edeceğiz, tecriti hep birlikte kaldıracağız ve çocuklarınızı yaşatacağız.

‘UTANMADAN OYLAR ÇALINDI DİYORLAR’

Bir diğer konu seçimler. 31 Mart seçimleri AKP’nin seçim işleri komisyonu gibi çalışan YSK, İstanbul seçimlerini iptal etti. Tıpkı HDP’lilerin mazbatalarını iptal etmeleri gibi. İstanbulluların iradesini gasp ettiler. Şaibeli olan seçim değil, YSK’dir. Bu açıkça bir sandık darbesidir. Çıkmış utanmadan ‘oylar ça-lındı’ diyorlar. Halkın aklıyla dalga geçiyorlar. İstanbul’da oylar değil, AKP ve YSK eliyle halkın iradesi çalındı. Daha geçen hafta bölgede 10 muhtarın mazbatasına el konuldu. YSK kendisini halk iradesinin üstünde görüyor. Biz bunları hep söyledik ama ne yazık ki sesimiz yeterince duyulmadı. HDP’li belediyelerin gaspı da İstanbul’un gaspı da YSK eliyle yapılan bir sandık darbesidir. 26 belediyemizi tecrit altına almaya çalışıyorlar şimdi de. Cizre’de emniyet amiri ‘kanuna aykırı ama yapacağız’ diyorlar. Bunlar darbe mekaniğinden besleniyorlar ve cesareti Ankara’dan alıyorlar. Halkımızın iradesine sonuuna kadar sahip çıkacağız, el konulan belediyelerimizin de yerlerde tekmelenen annelerimizin hesabını da 23 Haziran’da sandıkta bir kez daha soracağız, bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

‘CİZRE’YE SAHİP ÇIKMAYAN İSTANBUL’A DA SAHİP ÇIKAMAZ’

Önemli olan demokrasiye sahip çıkmaktır. Cizre’ye sahip çıkmayan, İstanbul’a da sahip çıkamaz. Halk iradesini gasp eden bu darbe mekaniğine karşı tüm toplumsal kesimlerin mücadele etmesi gerekir. Bir otoriter sistemle karşı karşıayyız. Beyaz tülbentli annelere sal-dıran elle, İstanbul’da, Bölge’de mazbataları gasp eden el aynıdır. Cizre’de kanunu tanımıyorum diyen zihniyetle, İstanbul’da halk iradesini yok sayan zihniyet aynıdır.

‘HALK YSK’DEN BÜYÜKTÜR’

Hani hep dünya 5’ten büyüktür’ diyor ya, biz de halk YSK’den büyüktür diyoruz. HDP demokrasinin yanındadır, HDP ezilenlerin, iradesi gasp edilenlerin, barışın, özgürlüğün yanındadır. HDP 31 Mart’ta güç dengesini değiştirdi. Otoriter anlayışı geriletti. Türkiye halklarına umut verdi. Türkiye 31 Mart’taki kararlılığını 23 Hziran’da sürdürecek. Daha güçlü bir Demokrasi İttifakı diyoruz.

‘DEMOKRASİNİN YOLU İSTANBUL KADAR CİZRE’DEN DE GEÇMEKTEDİR’

Halklarımızın nefes alabilidiği, kimsenin kimseye öteki demediği toplumsal uzlaşıya dayalı bir Demokrasi İttifakı’ndan söz ediyoruz. Demokrasinin yolu İstanbul kadar Cizre’den de geçmektedir. AKP-MHP blokunun uygulamalarına hep birlikte ses çıkarmazsak eksik kalacaktır. Adaletsizliğe her yerde birlikte karşı çıkalım.

‘ASIL DEMOKRASİ REFORMUNU HALK YAPACAK’

Seçimleri kaybedince demokrasiyi hatırladılar. Bu baskıcı rejimle yönetemeyeceklerini kendileri de görüyor aslında. Ama önemli olan ne yaptıklarıdır. Annelere her gün saldırıyorlar, aydınlar ce-zaevine atılıyor, sanatçılar fişleniyor. Soruyoruz, demokrasi reformunuz bu mudur. Hukuku devre dışı bırakan bir hükümet hangi demokrasi reformunu yapacak. Hiç kuşkunuz olmasın asıl demokrasi reformunu halkın kendisi yapacak.

‘HER ŞEY MUHTEŞEM OLACAK’

İstanbul için şimdi ‘her şey çok güzel olacak’, ‘daha güzel’ olacak diyorlar ya, biz de inanın her şey muhteşem olacak diyoruz.”

Kontrol Edin

Binali Yıldırım’dan Saadet Partisi açıklaması

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun “AK Parti …