Anasayfa / Politika / Seçim ve demokrasinin kaderi için tarihi gün

Seçim ve demokrasinin kaderi için tarihi gün

31 Mart seçimlerinin üzerinden bir ayı aşkın süre geçmesine karşın hâlâ sündürülen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle ilgili itirazların karara bağlanmasında sona yaklaşılmışken, AK Partiden yeni bir itiraz hamlesi daha geldi.

AK Partinin seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamudan ihraç edilen ve kamusal haklardan yasaklı konuma gelenlerin seçimde oy kullanamayacaklarına ilişkin itirazlarını ek dilekçe ile yenileyeceklerini açıkladı.

AK Partinin dokuz maddelik itiraz listesinde daha önce de KHK’lıların oy kullanamayacağına ilişkin itiraz yer alıyordu. Ancak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 23 Nisan’da yaptığı toplantıda AK Partinin itiraz listesindeki sekiz maddeyle ilgili olarak “araştırılması için ilçe seçim kurullarına beş gün süre verilmesi” kararını alırken, 14 bin KHK’lının İstanbul seçimlerinde oy kullanmasına yönelik itirazı ise reddetti.

Şimdi AK Partinin aynı konuda yeni argümanlarla YSK’ya ek itiraz dilekçesi vermesini de görüşerek karara bağlayacak olan YSK’nın önceki kararında ısrar etmesi ve başvuruyu reddetmesi bekleniyor.

Ancak AK Partinin itirazlarının, samimiyet ve gerçeklikten ziyade süreci uzatmak, seçim sonuçlarını daha uzun süre kamuoyu nezdinde tartışmalı hale getirmek ve YSK üzerinde baskıyı artırmak için bu itiraz taktiklerini sergilediği kanısı, iyice belirginleşmiş durumda.

Nedenine gelince, KHK’lıların oy kullanamayacağı itirazının sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi için yapılması, aynı KHK’lıların aynı sandıklarda ve zarflarda AK Partinin kazandığı ilçe belediye başkanı ve meclis üyeliği seçiminde de oy kullandığının göz ardı edilerek iptal talebinde bulunulmaması çarpıcı bir çifte standart. Ayrıca, Türkiye genelinde sayıları 130 bini aşan KHK’lıların diğer illerde oy kullanmalarına itiraz edilmemesi,AK Partinin bir diğer önemli çelişkisi ve itirazlarındaki çifte standarda ilişkin en somut tespit.

Kaldı ki, KHK ile kamudan ihraç edilenler dokuz ay önce 24 Haziran 2018’de Cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçiminde, 16 Nisan 2017’deki anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş için yapılan referandumda da oy kullandılar.

AK Parti önceki seçimler ve referandumda bu itirazı gündeme getirmedi. AK Partinin itirazında yer alan tezlerine göre, şayet KHK’lıların oy kullanması seçimin iptal gerekçesi ise Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği 24 Haziran seçimlerinin yanı sıra, yeni yönetim sisteminin çok az bir oy farkıyla ve son anda mühürsüz oylar sayılarak kabul edildiği 16 Nisan anayasa referandumunun da iptalini talep edilmesi gerek.

Bir diğer boyut ise FETÖ ilintisi nedeniyle kamudan ihraç edilen 130 bini aşkın seçmenin dışında, aynı bağlantı iddialarıyla gözaltına alınan, tutuklanan, tutuksuz yargılanan binlerce sivil, esnaf, şirketlerine el konulan iş insanları, ev kadınları, öğrenciler vb. var. Eğer kriter bu ise o zaman seçme hakkından mahrum olanların sadece KHK’lilerle sınırlı tutulmaması gerekir.

Diğer yandan, AK Partinin araştırılmasını istediği, YSK’nın da kabul ettiği kısıtlı, engelli, özürlü ya da ölü 46 bin 426 seçmenin oy kullanıp kullanmadığı yönündeki itirazla ilgili ilçe seçim kurullarından YSK’ye gelen bilgiler de netleşmiş durumda.

CHP’li Erdoğan Toprak ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek’in paylaştığı tutanaklardaki resmi verilere göre, 46 bin 426 kişiden sadece 766’sı araştırılma yönünden kayda değer bulundu. Bu da İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki 13 bini aşan oy farkını ortadan kaldıracak, sonuca etki edecek bir sayı değil.

AK Partinin sandık kurul başkanlarının kamu görevlisi olması zorunluluğuna yönelik itirazına umut bağladığı, 6 bin dolayındaki sandık başkanının kamu görevlisi olmadığı iddiasından sonuç almayı umduğu kaydedilirken, bununla ilgili itiraz süresinin 2 Mart’ta dolduğu ve bu konuda YSK’nın daha önceki seçimlerde verdiği çok sayıda kesinleşmiş içtihat kararlarının olduğu biliniyor.

Mevcut koşullar, yasa hükümleri ve belgeler ışığında YSK’nın 6 Mayıs’taki İstanbul seçimi gündemli toplantısında,AK Parti ve MHP’nin tüm bu itirazları için ret kararı vermesi ve Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazandığını kesinleştirerek tescil etmesi gerekiyor.

Ancak karar toplantısının bir gün öncesinde, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İstanbul’da seçimin yenilenmesinin ahlaken ve hukuken şart olduğunu, YSK’nın iptal kararı vermesi halinde seçim kampanyası süresince İstanbul’da karargâh kuracağını” açıkladı.

Seçim gecesi, yaptığı manipülatif yayınlar ve İstanbul seçimleriyle ilgili olarak İmamoğlu’nun öne geçtiği andan itibaren veri akışını durdurarak, tepkilerin odağında yer alan Anadolu Ajansı (AA) ise geçtiği son dakika haberiyle, YSK üstündeki bakıların medya ayağı misyonunu üstlendi. Seçim sonrası, mali ve idari açıdan tümüyle Cumhurbaşkanlığına bağlanan iktidar kontrolündeki AA, 43 sandık başkanının FETÖ bağlantısının tespit edildiği haberini servis etmesi, YSK üzerindeki iktidar ve iptal bskısının medyanın devreye sokulmasıyla zirve yaptığının göstergesi.

Kaldı ki, sandık kurulu başkan ve üyelerinin adli ve cezai durumlarını araştırmak YSK’nın değil İçişleri ve Adalet Bakanlıklarıyla adli yargının görev alanında. Dolayısıyla bu kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılıklarınca açılan soruşturmalar, örgüt bağlantısı iddialarıyla yapılacak yargılamalar verilecek mahkumiyet, takipsizlik ya da beraat kararları, adli yargının, mahkemelerin alanına giriyor, YSK’nin değil.

Ancak Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın 4 Mayıs’ta MÜSİAD Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, “Bugüne kadar sustum, konuşmadım ama artık yetti. YSK, seçimin üzerindeki şaibe gölgesini kaldırıp, seçimi yenileme kararı vererek kendisini aklamalı” diyerek, YSK’yi açıktan hedef alması ve YSK Başkanı Sadi Güven’i yazılı açıklama yapmaya çağırması, siyasi kulislerde “Cumhurbaşkanı YSK yargıçlarına seçimi iptal edin talimatı verdi” şeklinde yorumlandı.

O nedenle, YSK’nin İstanbul seçimiyle ilgili nihai kararı vermek üzere yapacağı toplantı, Türkiye’de giderek erozyona uğrayan demokrasinin ve seçimlerin bundan sonraki akıbetinin geleceği açısından kritik ve hayati önemde. YSK kararını aynı gün verebileceği gibi, değerlendirmelerinin ve nihai kararı vermesinin birkaç gün sürmesi olasılığı da söz konusu.

Şayet nihai karar seçimin iptali ve tekrarlanması yönünde olursa, YSK İstanbul’da seçimin tekrarlanacağı tarihi de ilan edecek. Yasa uyarınca bu tarih, iptal kararının kesinleştiğinin açıklandığı andan itibaren 60 günü izleyen ilk Pazar günü olacak. Bu durumda seçim tekrarlanırsa, yeni tarihin 7 Temmuz 2019 Pazar günü olması ihtimali yüksek. Yenilenecek seçime aynı partiler aynı adaylarla katılmak zorunda. Partilerin aday değişikliği yapması yasa uyarınca kesinlikle söz konusu olmadığı gibi, önceki seçime katılan adaylar ve partiler dilerse tekrarlanacak seçime katılmama, bir başka aday lehine çekilme kararı alabilecek. Yenilenecek seçim, aynı seçmen kütükleri ve listeleriyle yapılacak.

YSK, AK Parti ve MHP’nin sundukları belgelerin ve yaptıkları itirazların sonucu değiştirmeyeceğine hükmederek itirazları reddedip, seçimi Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını tescil ederse, İmamoğlu 2024 Mart’ına kadar beş yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdürecek.

YSK’daki CHP, İYİ Parti ve HDP temsilcileri, 39 ilçe seçim kurulundan YSK’ye gelen belge ve tutanaklarda, hukuken seçimin iptalini gerektirecek, seçim sonucunu değiştirecek hiçbir unsur ve kanıt olmadığını, YSK’nın seçimi İmamoğlu’nun kazandığını ilan etmek dışında bir karar almasının beklenmemesi gerektiğini açıkladılar.

Bu arada YSK Başkanı Sadi Güven’in üzerindeki baskılardan bunaldığı, birkaç kez istifa aşamasına geldiği yönündeki iddialar, Ankara kulislerine yansırken, İstanbul seçimlerinin sonucunu yapılacak oylamada İmamoğlu lehine tescil ettikten sonra, emeklilik dilekçesini vererek görevden ayrılacağı da siyasi kulislerde konuşuluyor.

YSK’nin İstanbul seçimini ele alacağı toplantıyla eş zamanlı olarak Ana Muhalefet Partisi CHP’de ise 6 Mayıs’ta teyakkuz ilan edilmiş durumda. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) saat 11.00’da Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanarak gündemi ve İstanbul ile ilgili olasılıkları değerlendirerek, YSK’den çıkabilecek olası seçimin iptali ya da İmamoğlu’nun başkanlığının tescili kararları karşısında izlenecek tutumu belirleyecek.

Siyasi kulislerde ortaya atılan seçimin iptali durumunda, tekrarlanacak seçimin boykot edileceği yönündeki iddiaların aksine, CHP’li yöneticilerden edindiğimiz izlenim ve bilgilere göre, bu yönde bir yaklaşım CHP’nin ve MYK’nin gündeminde yer almıyor.

Kaynak:AHVAL

Kontrol Edin

Anneler AK Parti il binası önünde oturma eylemi başlattı

15 Temmuz darbe girişiminin ardından tu-tuklanan askeri okul öğrencilerinin anneleri AK Parti İstanbul il binası …