Anasayfa / Politika / Sezai Temelli’den kayyuma: O halıyı getir

Sezai Temelli’den kayyuma: O halıyı getir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında kayyımların belediyelerde yarattığı tahribatlara değinen Temelli, “Belediyeleri öyle bir ta-lan etmişler ki. Devasa borçlar var. İnsanın aklı almıyor. Bismil’de kayyım belediye binasını Emniyet’e hibe etmiş, belediyenin binası yok. Mardin’de gitmeden 80 araç alıp, valiliğe bağışlamış. Van’da halıyı da götürmüşler. Yüz kızartıcı ne kadar su-ç varsa işlemişler” dedi. Erdoğan’ın dillendirdiği ‘Türkiye ittifakı’ için ‘ambalaj değişikliği’ diyen Temelli, ‘Demokrasi İttifakı’ çağrısı yaptı.

Konuşmasına 1 Mayıs’ı kutlayarak başlayan Sezai Temelli, 1977 1 Mayıs’ında yaşamını yitirenleri andı. Temelli “Yarın yine 1 Mayıs, alanlarda olacağız. Emekçiler halklar, seslerini bir kez daha yükseltecek” dedi.

‘AÇLIK GREVİNDEKİLERİN SESİNE KULAK VERİN’

Devam eden açlık grevlerini hatırlatan Temelli şöyle konuştu:

“Leyla Güven, 174 gündür açlık grevinde. Bu Meclis’in üyesi, DTK Eş Başkanı. 174 gündür herkese sesleniyor, adalet arıyor, hukukun izini sürüyor. Bu ülke büyük bir hukuksuzluk girdabında. Bu girdaptan çıkmak için bedenini 174 gündür açlığa yatırmış. Bu Meclis’in 4 vekili açlık grevinde. Dünyanın birçok yerinde insanlar açlık grevinde. Ce-zaevlerinde binlerce tut-sak açlık grevinde. Bu tut-sakların 300’den fazlası kritik aşamayı geçmiş durumda. Büyük bir sessizlik kuşatmış durumda. Bedenleriyle bu sessizliğe yırtmaya çalışıyorlar. Bu haklı, meşru bir taleptir. Hiç kimse çıkıp da bu talebe meşru değildir diyemez.

‘TECRİT ARTIK BÜTÜN ÜLKEDE’

Her yer adaletsizlikle yoğrulurken bu adaletsizlik mutlak tecrit ile başladı. Nerede başladığına bakıyoruz. 5 Nisan’da alınan bu karar ile devrilen masa ile domino etkisi yarattınız. Her gün yeni bir adaletsizlik hukuksuzluk eklendi. Tecrit artık bütün ülkededir. Biz tecride karşı mücadele ediyoruz. Nasıl ki kayyumları attık tecridi de süpürüp atacağız hep birlikte.

Artık bu sesi duyun. Yasaların gereğini yapın. Siz evlatları için nöbet tutan, adalet arayan annelere sal-dıracak kadar ac-ze düşmüş durumdasınız. Biz bu ülkeyi bu rezillikten kurtaracağız. Annelerden elinizi çekin.

Bugün bu sessizliğe tepki olarak 4 ce-zaevinde 15 tutsak ö-lüm orucuna başlamış. İstemiyoruz ö-lümler olmasın. Seçim döneminde 8 insanımızı yitirdik. Defin hakkı gasp edildi. Şimdi ö-lüm orucuna başlayan 15 tutsak var. Vaktimiz yok. Böyle duymazdan gelmeye, görmezden gelmeye vaktimiz yok. Bir kişinin bile ö-lmesini istemiyoruz, herkes harekete geçmeli. Bu meşru, haklı taleptir. Çağrımız bütün Türkiye’ye, bütün dünyaya. İnanıyoruz ki demokrasi güçleriyle bu tıkanıklık aşılacaktır.

‘AKP-MHP KAYBETTİ, NOKTA’

Seçimler bitti bir ay geçti, Meclis’i halktan kaçırıyorlar. Onlar Meclis’i açmadıkça sanıyorlar ki biz sessiz kalacağız. HDP’nin sesi her yerde, susmayacağız, susturamayacaksınız. YSK de hem seçim öncesi hem seçim sonrası yaptıklarıyla Türkiye tarihinin kara bir sayfasını var etti. Bir utanç sayfası. Tarih sizi yazdı, unutmayacak. YSK almış olduğu kararlarla utanç sayfasına adını yazdırdı. Seçim sonuçlarının değerlendirmesi dediğimizde seçimin sonuçlandırması lazım. YSK hala sonuçlandırmadı, İstanbul ile toplantı yapıyorlar. İstanbul kararını verdi, AKP-MHP kaybetti, nokta.

‘ŞAİBE ARIYORSANIZ ŞIRNAK’A, MUŞ’A BAKIN’

Şaibe arıyorsanız, referanduma bakın, 24 Haziran’a bakın, şa-ibe arıyorsanız gidin Şırnak’a bakın Şırnak’a. Muş’a, Halfeti’ye, Viranşehir’e bakın. Kazandığımız birçok yeri gasp ettiler, çaldılar.

Kazandığımız yerlerin bir kısmında KHK ile ihraç edildikleri için mazbatalar verilmedi. YSK tu-zak kurmuş. Bir yüksek mahkemeden çıkan sonuca bakın, tuzak. İkinciye veriliyor. O ikinciler de utanmadan sıkılmadan o koltukta oturuyorlar. Onlar için bir koltuğa oturmaktan öte hiçbir ahlaki değer yok. Gasp etmişlerdir, asla da o halkın belediye başkanları olamayacaklar. Kayyımcı akıl Şark Islahat Planı’ndan bu yana devam ediyor. Kayyıma karşı mücadele faşizme karşı mücadeledir. Yarın 1 Mayıs’ta bir kez daha faşizme karşı olacağız.

‘TÜRKİYE DEMOKRASİYİ, BARIŞI SEÇTİ’

Türkiye demokrasiyi, barışı seçmiştir. 31 Mart seçimlerinden ders çıkarmaları gerekiyor. İktidar kaybetti, geride bir enkaz bıraktılar. Kimse moralini bozmasın, HDP bu enkazı da kaldıracak. Büyük dayanışma ağları, toplumcu dayanışma ile kaldıracak. Enkazı yaratanlardan da hesap soracaktır.

Amed’de fıstıklı kadayıf yemişler, Mardin’de kuruyemiş yemişler. Milyonlarca. Van’da kahvaltı etmişler. Doymak bilmiyorlar, aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyorlar. Vicdan duygularını kaybetmişler.

‘O HALIYI GETİRİN’

‘De-folun gidin’ dedi Kürtlere. Bu ülkede 20 milyondan fazla Kürt var. Biz terörist değiliz, HDP halktır halk burada. Bütün hesapları şimdi ortaya koyuyoruz. Bütün yolsuzlukları ortaya çıkıyor. Mesela sadece kuruyemiş değil. Devasa borçlar var. Bismil Belediyesi’nin binasını Emniyet’e hibe etmişler. Bismil’de belediye binası yok. Mardin’de gitmeden 80 araç almış Valiye hibe etmiş. Tam bir ta-lan zihniyeti. Van’a gittik halı yok, halıyı da götürmüşler. O halıyı getirin. Kayyım TCK’de ne kadar yüz kı-zartıcı su-ç varsa hepsini işlemiş.

Özel bir kayyım ha-pishanesi yapsınlar. Bunlar mutlaka yargılanacak. Yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma… Aklınıza ne gelirse var. Tüm belediyelere çağrımızdır geride kalan 5 yılın bilançosunu çıkartıp halka anlatın. Ta-lanın boyutunu ortaya koyun.

AMBALAJ DEĞİŞTİRDİLER: ŞİMDİ DE ‘TÜRKİYE İTTİFAKI’

Erdoğan, ‘Türkiye İttifakı’ndan bahsediyor. Yüzleşme yapmak yerine ittifak öneriyor. Malzeme bo-zuk olunca ambalajı değiştirdiler. Cumhur olmuyor ‘Türkiye ittifakı’ olarak sunmak istiyorlar. Bu malzemenin peşinden gidecek halk yok. Cumhur İttifakı bir ayağı yolsuzlukta, bir ayağı sa-vaş politikalarında.

Bu ülkenin ihtiyaç duyduğu ittifak, halka rağmen değil. Kadınlarla, gençlerle ittifaka ihtiyaç var. Bunun adı demokrasi ittifakıdır. Biz HDP olarak demokrasi güçlerini kadınları, gençleri Demokrasi İttifakı’na davet ediyoruz. Çare HDP’dir. HDP yolu açmıştır. Tüm Türkiye halklarını, emekçilerini bu mücadeleye davet ediyoruz. Gelin yan yana duralım. Cumhur İttifakı’na mecbur değiliz. Yönetme kabiliyetlerini yitirdiler. Türkiye ekonomik, siyasi ve toplumsal kiriz yaşıyor. Toplumu bölünen ülkeler, bölünür. Bölünmek istemiyorsak, bir arada yaşamak istiyorsak, Demokratik Cumhuriyet mücadelesinde mutlaka buluşmalıyız.

‘KIZGIN DEMİRİ SOĞUTMANIN YOLU BARIŞ MÜCADELESİ’

Kızgın demiri nasıl soğutacaksınız. Bunun cevabını veremiyorlar. Altında ne var, nasıl soğuyacak. O demiri soğutmanın yolu adalet mücadelesidir, demokrasi, barış mücadelesidir. O yüzden de çıkıp şimdiden 4,5 yıl sonra seçim var diyorlar. Seçimin nasıl ve ne zaman olacağı, adalet mücadelesine, siyasi gelişmelere bağlı. Önemli olan bu süreci nasıl kat edeceğiz. Türkiye 4 yıl daha tecrit koşullarında yaşayamaz, 4 yıl daha OHAL zihniyetiyle yönetilemez.

ERDOĞAN’A ÇAĞRI: SINIRLARINIZA ÇEKİLİN, VESAYETE SON VERİN

Cumhurbaşkanına sesleniyoruz; kendi sınırlarınıza çekilin. Parlamento üzerindeki vesayete son verin. Parlamento yasa yapan bir yer olmalıdır. Halkların taleplerinin karşılanacağı bir Meclis olmalıdır. Önümüzdeki 4 yıl toplumsal barışın kurulması için büyük önem taşıyor. Bunu başarabiliriz. Türkiye yargı bağımsızlığı yitirmiştir. Yargı bağımsızlığı için adımlar atılmalıdır. Binlerce arkadaşımız onlara su-ç yaratıldığı için ce-zaevindeler. Basın özgürlüğü sağlanmalıdır. Yandaş medyanın yaratığı tahribat çok büyüktür. Bu ayrıştırmada oynadıkları rol Türkiye toplumsal barışını dinamitlemiştir. İfade özgürlüğü konusunda ciddi kısıtlamalar var. Demokratik siyasetin önündeki engeller acil kaldırılmalı. Bu konuda parlamentoya çok önemli sorumluluk düşmektedir.

‘HERKESİN KENDİNİ BULDUĞU YENİ BİR ANAYASA YAPILMALI’

Demokrasi İttifakı’nın diğer ayağına çağrımız da Anayasayadır. Türkiye büyük bir çöküntü yaşıyor. Bundan çıkmanın yolu demokratik bir Anayasadan geçiyor. Meclis Anayasa yapım sürecinde rol almalıdır. Halklarla, emekçilerle, sendikalarla, sivil toplum örgütleriyle Anayasa yapmalıdır. O Anayasada herkes kendini bulmalıdır. HDP olarak diyoruz ki; Demokrasi ittifakı konusunda sorumluluğumuz yerine getirecek. Hem sözümüzle hem mücadelemizle hem de demokrasi güçleri dediğimiz bu büyük aile içinde sorumluluğumuzu yerine getireceğiz.

KABİNE DEĞİŞMELİ: ÖYLE DAMATLA EKONOMİ YÜRÜMEZ

Resmi rakamlar bile işsizliği saklayamıyor. Asgari ücret alım gücünü kaybetti. Bakan diyor ki vergiyi tabana yayacağız. Vergiyi tabana yaymaktan anladıkları halkın üzerine yeni vergiler salmak. Yandaş müteahhitlerin üzerine vergi salın. Kabine değişmelidir. Öyle damatla, eş dost ile ekonomi yürütülmez. Ama cumhurbaşkanı bizi dinleyeceğine Genel Kurul’u terk ediyor. Terk etme, bizi dinle. Hep yanındakileri dinlediğin için ülke bu halde.

Hızla askeri harcamalara, silahlanmaya para ayıran bir ülke Türkiye. Mermi istemiyoruz, aş istiyoruz, iş istiyoruz. Biz sa-vaş istemiyoruz. Savaştan beslenenler hâlâ bu ülkeyi teh-dit etmeye devam ediyor. S-400 anlaşması yapmışlar, ne olacağı belli değil. Bütçeden sürekli daha fazla kaynak si-lahlanmaya ayrılıyor. Askeri harcamalarda hiç bir ülkede olmadığı kadar hızla si-lahlanmaya para harcayan bir ülke. Bunca yoksulluk işsizlik varken, dertleri mer-mi, si-lah. Biz mer-mi istemiyoruz, iş istiyoruz, aş istiyoruz. Sa-vaş istemiyoruz. Sa-vaştan beslenenler bu ülkeyi teh-dit etmeye devam ediyor. Sabahtan akşama S-400 gelecek mi gelmeyecek mi? Bizim S-400’lere ihtiyacımız yok. İstanbul Belediyesi Okçular Vakfına 17 milyon veriyormuş. Okçuları gönderin oraya sınıra dizilsinler. Dertleri ülke meselesi değil. Bu halkın sırtından haksız zenginleşmeye yenilerini katıyorlar. Kıdem tazminatına göz diyorlar. İşsizlik Fonu’na göz dikiyorlar. Sağlığı, eğitimi ticarileştiriyorlar.

1 MAYIS’TA ALANLARDA OLACAĞIZ

Yarın 1 Mayıs. İtirazımızı bir kez daha alanlarda yükseltme, yanyana gelme zamanıdır. Sandıklara yansıyan değişim talebini 1 Mayıs’a taşıyacağız. Alanlarda olacağız. Tüm emekçileri, işsizleri, kadınları, demokrasi ve adalet isteyenleri 1 Mayıs alanlarına davet ediyoruz. Bu yıl ezilenler, işçiler, emekçiler işsizliğe ve güvencesizliğe karşı alanlara çıkıyor. Biz de zorunlu BES’e karşı, kıdem tazminatının gasp edilmesine karşı alanlarda olacağız. Hem emekçilerin gücünü haykırmak hem de haksızlıklara karşı ses çıkarmak için alanlarda olacağız. İş ci-nayetlerinde ö-len işçiler için, is-tismara uğrayan 5 yaşındaki çocuklar için, Rabi Naz için alanlarda olacağız. Kİmser ö-lmesin, yaşam kazansın diye alanlarda olacağız. Yaşasın 1 Mayıs, Bijî yek gulan.”

Kontrol Edin

İmamoğlu’ndan hayatını kaybeden eden gençle ilgili paylaşım

‘İbrahim kardeşimizin haberi yüreğimizi yaktı.’ İBB Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul 3. Havalimanı’nda güvenlik görevlisi …