Anasayfa / Politika / Temelli’den Halfeti Açıklaması

Temelli’den Halfeti Açıklaması

Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin haftalık TBMM grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Çerkes Soykı-rımı’nın yıl dönümü nedeniyle kat-ledilenleri anarak başlayan Temelli, “Soyk-ırımlara aşina bir coğrafyada yaşıyoruz” dedi.

İstanbul seçimlerine ilişkin de konuşan Temelli, “23 Haizran’da bir kez yendiğimiz bu iktidarı bir kez daha yeneceğiz. Demokrasi ittifakını var edeceğiz. Mahalle mahalle çalışacağız. Bir demokrasi ittifakıyla bu ceberrut iktidarı durduracağız” diye konuştu.

Temelli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bundan tam 3 yıl önce bu Meclis, Anayasa’ya rağmen dokunulmazlıkları kaldırdı. O dokunulmazlıkların kaldırılmasına neden olanlar fezlekecilerdi. Ozaman fezlekeciler FETÖ’cülerdi, şimdi o fezlekeciler yine uydurma fezlekelerle tıpkı 3 yıl önce olduğu gibi insanların söz söyleme hakkını gasp ediyor. Hukuk adeta güdümlü yargı eliyle darbe mekaniği içinde öğütüldü. Arkadaşlarımızı 3 yıl önce rehin aldılar ama direniş sürüyor. İşte Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken, Ferhat Encü… Arkadaşlarımız direnmeye devam ediyor.

İş-kenceciler yeniden hortladı. Urfa’dan gelen görüntülerle 90’ların görüntülerini yeniden yaşıyoruz. İş-kence görüntüleri sosyal medyaya düştü. Güvenlik güçleri Urfa’da halka zul-mediyor. Kürtlere defol git diyen zihniyet, iş başında. Ve bu zul-üm iş-kence görülmesin diye hakikatin sesi kısılmaya çalışılıyor. Çok az kalmış özgür medyayı da cezalandırarak hakikatin sesini kısma peşindeler.

Bütün ülkeyi bir adaletsizlik cenderesinde sıkan bir hükümet var. Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin elektriğini kesiyorlar. Kayyım öyle bir borç yapmış ki hacze geliyorlar. Oysa biliyoruz ki bu kayyımların ne yolsuzluklar yaptıklarını, belediyeleri nasıl talan ettiklerini, usulsüz ihalelerini çok iyi biliyoruz. Belediyeleri çalışamaz halde bırakıp gidenler, şimdi adeta Kürt halkından 31 Mart’ın intikamını alma peşinde. Oysa biz 31 Mart’tan ders alın diyoruz. Onlar bu dersi çıkarmak yerine, bunun a-cısını halkımızdan çıkarma peşinde.

Adaletsizlik sürdükçe şid-det de sürüyor. Şi-ddet her yerde. Her ay onlarca kadın ö-ldürülüyor. Kadına yönelik şid-det hız kesmiyor. Bu erkek egemen, faşist iktidarın yansımalarından en büyüğü kadınlara oluyor. İktisadi şid-det alanında da en fazla mağdur olanlar kadınlar. Sosyal yaşamda sürekli dışlanan ve şid-dete maruz kalan yine kadınlar. İşte nafaka meselesi. Kadınların boşanma durumunda ortaya çıkabilecek mağduriyetini ortadan kaldıracak olan nafaka kaldırılmak isteniyor.

Her zaman dile getirdiğimiz gibi, bu şid-detin, bu zul-mün sürmesi için barış isteyenlerin sesi kısılmak isteniyor. Bu suça ortak olmayacağız diyen Barış Akademisyenleri’nin sesi yargı eliyle ksıılmak isteniyor. Füsun Hocamız ce-zaevine girdi. 100’ün üzerinde ce-zaevine girmeyi bekleyen akademisyen var. Akademisyenlerini ce-zaevine sokmaya çalışan bir hükümet var. On binlerce insna mağdur edildi, hakları ellerinden alındı. Akademisyenlerin yeri ce-zaevi değildir. Ayşe Düzkan, gazeteci ce-zaevinde. Basın özgürlüğünü savundu, Özgür Gündem’de nöbetçi yayın yönetmenliği yaptı diye ce-zaevinde. Bunlar bu ülkenin nasıl bir ortamda olduğunun örnekleri. Çok yakında hepsiyle buluşacağız bundan kimsenin şüphesi olmasın.

ADALET BAKANINA SESLENİYORUM…

Bu ceb-errut hükümete karşı mücadelemiz hep birlikte sürecek. Bu ülkeye onurlu bir barış gelsin, evlatlarımız ö-lmesin diye her gün bu ülkenin sessizliğine inat anneler seslerini yükseltmeye devam ediyor. Her türlü şi-ddete rağmen susmuyorlar. Ö-lümler olmasın, şi-ddet son bulsun diye, onurlu barış mücadelesine ses katacağız.

6 buçuk aydır Hakkari Milletvekilimiz Leyla Güven açlık grevinde. Bu kahrolası sessizliği yırtmak için haykırıyor. Tüm Türkiye’yi tüm dünyayı duyarlı olmaya çağırıyor. Bir kez daha Türkiye’ye sesleniyorum. Artık durum çok vahim bir hal almıştır. Buna son verme zamanıdır. Bunun gereğinin bir an önce yapılmasını istiyoruz. Açlık grevlerindeki insanlar görme duyularını, hareket etme kabiliyetini yitiriyor.

Ce-zaevi yönetimleri bu insanlara sa-ldırıyor. Dışarıda ‘evlatlarımız ö-lmesin’ diye bu sesi yükseltmeye çalışan annelere de sa-ldırıyorlar. Annelere yönelik sa-ldırılara maalesef herkes sessiz. Bu sessizlik ülkenin nasıl bir karanlıkla karşı karşıya olduğunun göstergesi. Gelin bu karanlığı hep birlikte yırtalım. Sayın Öcalan üzerindeki tecrite son verelim. Bu tecrite son vermedikçe, bu adaletsizlik hepimizin kapısını çalacak. Gelin bu sese ses katın, bu mücadeleye güç verin.

Adalet Bakanlığı’na sesleniyorum; Olumlu bir adım attınız, bu adımı tamamlayın. Hükümet olarak üzerinize düşeni yapın. Bakan’ın da belirttiği gibi tut-ukluların avukatlarıyla görüşmesi bir haktır. Şimdi bunun gereğini yerine getirin. Bakın Cumhurbaşkanlığı sistemi öyle bir sistemki karşımızda bir cumhurbaşkanı mı var AKP genel başkanı mı anlayamıyoruz. Cümleye cumhurbaşkanı olarak başlıyor, parti genel başkanı olarak bitiriyor. Çünkü bu uyduruk bir sistem. 19 Mayıs’ta da bunu gördük. 19 Mayıs’ın ruhuna vakıf olmayanlar kutlama bahanesiyle Cumhur İttifakı’na iman tazelemeye gittiler. Tespih taneleri gibi sıralanmış bir de fotoğraf çekmişler. Emekli fotoğrafı gibi. Evet hepinizi çok yakında emekli edeceğiz. O fotoğrafı da duvara asarsınız. Neyin ittifakı bu, neyin fotoğrafı. O fotoğrafta verilenm mesaj tekçiliktir. Orada Kürtler yok, kadınlar yok.

YENİ EĞİTİM SİSTEMİ

Bugünkü iktidar bırakın sorunları çözmeyi, sorunlara sorun ekliyor. Milli Eğitim Bakanı çıkmış, 2023 Vizyon toplantısı yapıyor. Liseyi, ortaöğretimi, üniversiteyi mahvettiniz. Eğitim sürüklendiği yere bakın. Şİmdi yeni bir model oluşturacaklarmış. Kariyer ofisleri olacakmış bu modelde. Okul işletmecisinden bakan yaparsan, onun yapacağı iş okulların ortasına kariyer ofisi kurmak olur, başka ne yapacak. Ders sayıları azalacak, kariyer ofisleri öğrencileri yönlendirecek. Düşleyin bakalım nasıl bir 2023 bizi bekliyor. Eğer iktidarda kalırlarsa eğitim alanında bir felaket yaşanacak. Bilimsel, anadilinde, kamusal eğitimden uzaklaşan bir sistem var. Bu ülkenin geleceğini yok ediyorlar. Paran varsa okuyorsun, paran yoksa kız çocuklarını evlendiiryorlar, erkek çocuklarını da çırak yapıyorlar.

Ekonomide her geçen gün yeni bir sorun karşımıza çıkıyor. Geçen gün Eyüp Dal isimli bir genç işsiz kendisini yaktı. Dün yaşamını yitirdi. 5 yıldır iş arıyor. Seçim öncesi iş vaadetmişler, seçim sonrası kapıyı kapatmışlar. Maalesef tablo budur. Sadece son 6 ayda 740 bin yeni işsiz yarattılar. Ekonomi özürlü bakan diyor ki en kötüsü geride kaldı, ekonomi düzeldi, tünelin ucunda ışık göründü, trendir o tren ne ışığı. İktidar bildiğini okumaya devam ediyor.

Ülkenin bütün kaynaklarını ya betona ya sa-vaşa ya yolsuzluğa ayırmaya devam ediyorlar. Bu havaalanını yapmayın dedik, yaptılar. Onlarca insanın ö-lümüne neden oldular, Kuzey Ormanları’nı yok ettiler. Şimdi oraya rüzgar olduğunda uçaklar inemiyor. Kaynaklarımız yolsuzluklara ve akıl dışı projelere giderken bir de sil-ahlanmaya gidiyor. Ülke kaynakları sa-vaş ekonomisiyle çarçur ediliyor.

Bu karamsar tabloyu değiştirecek yegane güç Türkiye halklarıdır, Kürt halkıdır. İşçilerin, emekçilerin, gençlerin kadınların mücadelesidir. Herkesi bu nedenle demokrasi ittifakında buluşmaya çağırıyoruz. 31 Mart’ta kazanamayacağımız yerlerde bu faşizme dur diyeceğiz dedik ve bunu başardık. Ama YSK marifetiyle 6 arkadaşımız KHK bahane edilerek mazbatalarını alamadı. Onların yerine yedekler atandı. Yani kayyımlar geldi. Kayyımcı zihniyet devam ediyor. Şimdi de savcıları devreye girdi. Tatvan’da 9 belediye meclis üyesine soruşturma açtılar, vali de görevden aldı.

BU İKTİDARI BİR KEZ DAHA YENECEĞİZ

Aynı şeyi gelip İstanbul’da yaptılar. Halkın iradesini yok sayarak bir kayyım atadılar. Şimdi 200 sayfalık gerekçe yazdılar. O 200 sayfaya bu haksızlığı hukuksuzluğu sıdıramazsınız. Bu sahtekarlık tarihe yazıldı. Buna kılıf uyduramazsınız. Bu haksızlık hukuksuzluk akrşısında her zaman yaptığımızı yapacağız. Hak huku adalet mücadelesi için orada olacağız. 23 Haziran’da bir kez yendiğimiz bu iktidarı bir kez daha yeneceğiz. Demokrasi ittifakını var edeceğiz. Mahalle mahalle çalışacağız. Bir demokrasi ittifakıyla bu ceb-errut iktidarı durduracağız. Ülkenin önünde yeni bir siyaset yolu açılmıştır. Bütün bu krizleri sonlandırmanın yolu, barış ve demokrasi yolunda yürümekten geçiyor. Bunu da başaracağız kimsenin kuşkusu olamsın.

Bu sistemde kimsenin kurtuluşu yoktur. Parlamentoya çağrı yapıyoruz inisiyatif alın. KHK’lerle değil, yasalarla bu ülkeyi yönetin. Anayasa çalışmalarına başlayın, parlamentonun kapılarını açın. Türkiye emekçilerinin sesi parlamentoda yükselsin.

Kontrol Edin

Zabıtalar su zamlarını preste eden halkın boğazını sıktı

Samsun Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısı sırasında su zamlarını protesto eden Halkevi üyelerine zabıtalar sa-ldırdı Samsun …